ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılm

Babes

ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılm
ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılmak

Yanımda çırıl çıplak uzanıp ilk kadın kadına deneyimini resmen yaşayarak anlatmıştı Tuğçe. Göğüs uçları kocaman olmuştu yine. Parmakları kadınlığının sıvıları ile ıslanıştı içine girip çıkarken.

“Burada olsun ister miydin?” diye sordum Tuğçe’ye. “Aslında…. Güzel bir intikam olabilir!” diye gözleri parlayarak döndürdü yüzünü bana. “Onu benim için siker miydin?” diye sordu. “Ve bunu da kayda almama kızmazsın değil mi?” diye sinsince gülümsedi. Ardından bir kahkaha patlattı… “Bu fikri sevdim” diye dudaklarıma yapıştı. “sikersin ve filme alırım değil mi, ne olur Cenk” diye kıvranarak göğüslerimin üzerine çıktı. Kadınlığını aletimin başına dayayıp küçük küçük dokundurup geri çekmeye başladı. “gösterip de vermemekte yeni bir boyut… Dokundurup da sokturmamak” diye güldüm bu hareketine Tuğçe’nin… “Yaaa.. ne olur… kırma beni, sana benim yöntemler sökmez biliyorum, ama senin kabul etmenin de yolu var onu biliyorum” diye güldü elleriyle göğsüme bastırırken hafifçe.

“Olabilir…” diye yanıtladım. “Mesela…. benimle birlikte kimi becermek isterdin” diye kıvırdı belini yine tam aletimin üzerinde ve yavaş yavaş kaydırdı kendini geriye doğru… “Aynı dilden konuşmaya başladık” diye yanıtladım. Dizlerinin üzerine öne doğru kaykıldı Tuğçe. Aletimi sapında kavrayıp sırıl sıklam kadınlığının içine kaydırdı tek hamlede. Öylece oturdu bir süre. “Onu sikerken kıskanmayacak mısın beni?” diye sordum. “Seni hep kıskandım işin doğrusu, ama asla sahip olamayacağımı biliyorum…” diye yanıtladı Tuğçe. “Peki sen?” diye sordu. “Hep arzuladım…. sen herkese gösterip vermiyordun, ben de fırsatları değerlendiriyordum. Sonra evlendin ve gittin” diye yanıtladım. “Belli. Elif, Emel, Demet… yarım yarın anlattın hep… Allah bilir kimler var daha” diye güldü Tuğçe aletimin üzerinde oturup kalkarken. “Aklıma ne geldi, yangın merdiveni….. ” diye gülmeye başladı. “Kimdi aşağı kaçan” diye güldü. “Çiğdem Hanım, aşağı değil yukarı… Gerçi daha daha aşağılarda çok eğlendik” diye yanıtladım… “Oha…. Müdürünün karısını da mı becerdin, hem de şirkette” diye hızla oturdu aletimin üzerine şaşkınlıkla. “Evet…” diye yanıtladım. “Oğlum onu nasıl becerdin kaşla göz arasında.” diye sordu gülerek. “Ama o da taş gibi karıydı be… Etine butuna dolgun, esmer güzeli, boylu, poslu, kalçalı, göğüslü… Ne seksi giyinip gezerdi şirkette” diye iç geçirdi. Ben bile bakardım yırtmacından donunun rengini görmeye. diye ekledi gülerek. “Demet’in annesi.” diye yanıtladım. “Yok artık… Onun ne alakası var!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe… Ben pis pis sırıtınca… “Yuuuuhh… analı kızlı mı siktin onları sen” diye güldü Tuğçe. “Şey.. acaba beni o aralar becerdin de benim haberim mi yok… Gerçi bu içimdeki koca şeyi yiyip unutmak yada hatırlamamak mümkün değil.” diye ekledi. “Evet … Yani … Evet… Ama ayrı ayrı yani” diye güldüm. “Oğlum sen de damızlık boğa gibi, önüne geleni yatırıp sikmişsin… Ben iyi kurtulmuşum elinden” diye güldü Tuğçe… “Yani işte tavsiye diyelim… diye yanıtladım. “Nasıl yani tavsiye?” diye sordu Tuğçe öncelikle şaşkınlıkla. Sonra da eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu. “Dur dur anladım… Sen şimdi her siktiğini böyle saatlerce sikiyorsun, tabi milletin diline vuruyor, ondan duyan ve azan sana geliyor öyle mi!” diye kahkahayı bastı. “Var ya, o zamanlar şirkette olmasam, Çiğdem Hanım’ın, Demet’in ve diğer kızların sana ilgisini… Dur seeen… Şimdi anladım…. ” dedi Tuğçe. Gözlerini kıstı eskiyi hatırlamaya çalışırken… “Neyse, sen Çiğdem’i anlat bakiim” diye eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu.

Neyse, bunlar tanışıyorlarmış. Ben öğle molasında Demet ve Annesi ile yemek yiyordum dışarıda. Çiğdem Hanım geldi, kucaklaştılar falan. Demet ve ben işe döndük mola bitince. İkisi yemeğe devam ettiler. Aradan birkaç gün geçti, Demet’in annesi yemeğe çıkalım akşam dedi. Tamam dedim. Buluştuk, otururken bir baktım Çiğdem Hanım geldi. Bir bayan arrkadaşıyla yemeğe gelmiş ama arkadaşının işi çıkmış, tabi oyunmuş ben sonra öğrendim oyun olduğunu. Neyse o gece yemekleri söyledik, içmeye başladık ki Demet’in annesine telefon geldi. Acilen kalktı gitti. Çiğdem Hanım ile kaldık başbaşa… Birer kadeh rakı ve balık yedik, ikinci kadeh dolmadan kalkıp gidecektim ki Demet’in annesinden mesaj geldi. “Müdürün’ün karısı bu gece senin. Tepe tepe kullan. Benden sana hediye” yazıyordu. Şaşkın yüz halimle Çiğdem Hanım’a bakınca “Anlaşılan Gülsevin bombayı patlatmış…” diye güldü. Masanın altından bir ayağını hafifçe ayağıma sürttü.” diye devam ederken. “MErdivende ne oldu onu anlat oğlum” diye dürttü Tuğçe. “O geceden sonra birkaç kez daha buluştuk Çiğdem Hanım ile. Müdür dönünce tabi görüşemedik bir süre. Ama bir gün bir geldi… deli gibi azmış… Ofiste kudurttu beni. En sonunda dayanamadım. “Yangın merdiveni” diye mesaj attım. “Delisin sen” diye yanıtlayıp bana göstererek merdivene gitti. Birkaç dakika sonra peşinden gittim. “Müdür nerdeydi?” diye sordu Tuğçe. “Misafirleri vardı, toplantı yapıyorlardı sanırım” diye yanıtladım. İki kat yukarı çıkmış Çiğdem. “Yukarı gel” diye seslendi. İki kat yukarı çıkınca bunu merdivende otururken buldum. Kilodunu çıkarmış, bacaklarını aralamış kendini okşuyor. “Cenk… çabuk gel” diye inledi. “Acayip azdım…” diye ekleyip direk fermuarıma saldıdı. Aletimi çıkarıp ağzına yerleştirdi hemen. ben de acayip azmıştım sayesinde. Biraz ağzına aldıktan sonra hızlıca ayağa kalktı. Mini eteğini beline kadar sıyırdım. Bir bacağını iki basamak yukarı koyunca alttan girmeye başladım buna. Çatır çatır sikmeye başladım amını. İnlemeleri duyulmasın diye bil elimle ağzını kapatmış, diğer elimle de gömleğinin üstünden göğüslerini yoğuruyordum. Biraz da öyle becerdim Çiğdem Hanım’ı… Bir anda kendini çekip kurtardı. “Otur” dedi. Merdivenin basamağına oturdum. Çiğdem eteğini beline toplayıp yarağımın üzerine ata bine gibi oturdu sırtı bana dönük. Ağzına ulaşamadığım için kapatamamıştım. Çiğdem heyecanla yüksek sesle inlemeye başladı. Kendini kaybetmişti resmen. “Sessiz” diye fısıldadım. Sesini kesti birden. O arada bir kapı açılma sesi duyduk. İkimiz de buz kestik. Aşağıdan mı yukarıdan mı bilemedik. Sonra birkaç adım, kapı tekrar kapandı. Ucuz atlatmıştık, nerdeyse yakalanıyorduk. Kikirdedi Çiğdem Hanım… “Böyle yakalansak facia olur ikimiz için de” diyerek. “Ama çok heyecanlı ve çılgınca” diye yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı yine. Çiğdem kaç kere gelmişti o ara bilmiyorum. Ben de patlamaya yaklaşmıştım. Gözlerimi kapatmıştım ki “ayy” diyen sesiyle irkildim Çiğdem Hanım’ın.
“Kadının amından girdin, neresinden çıktın allah bilir” diye güldü Tuğçe. “Yok… Güvenlik görevlisi Ahmet… Burnumuzun dibinde, daha doğrusu Çiğdem Hanım’ın burnunun dibinde. Sikini pantolonundan çıkarmış, kaldırmış, uzatmış kadının ağzına” diye güldüm. “O ne ara geldi oraya” diye güldü Tuğçe… “Kapı açılıp kapandığında gelen oymuş meğer, bizi görmüş, piç işte, ses etmeden çıkar gibi yapıp içeride kalmış. Takip etmiş, bizim gözler kapalı sessis sessiz bitmiş dibimizde. “Eee… Çiğdem ne yaptı ya!” diye sordu Tuğçe. “Dur dinle, devam ediyorum” dedim.

Ahmet kara sikini kaldırıp çıkarmış, Çiğdem Hanım’ın dudaklarına uzatmış. Çiğdem gözünü açıp bunu görünce çığlığı bastı tabi. “Yala” dedi Ahmet Çiğdem’e. Ben de Çiğdem de donup kalmıştık. Çiğdem o ilk şok ile aletimi amından da kaçırmıştı. “Amındaki kadar büyük olmasa da ağzına yeter” diye güldü Ahmet. “Ahmet ayıp oluyor” dedim göz kırparak. İşbirliği yapmak zorundaydım. “Cenk kardeşim, sen amı sikmeye devam et, bana ağzı yeter” diye güldü Ahmet. Benim sinyali almıştı. “Zaten o aletin çıktığı yere girsem bir zevk almam kardeşim, sendeki de yarak değil maşallah başka birşey” diye güldü. “Hadi Çiğdem Hanım, naz yapma, bak amına bir tane ağına bir tane…” diye seslendi Ahmet Çiğdem Hanım’ın siyah dalgalı saçlarını okşayıp başını kendine doğru çekerek. “Bak bunu yapacağım ama bir kere ve kimseye bahsetmek yok ona göre” diye titrekce seslendi Çiğdem. “Sen yalamaya başla yeter, merak etmeyin Çiğdem Hanım” diye güldü Ahmet göz kırparak. Bu piçin aklında mutlaka birşeyler vardı. Neye sikilen ben değilim, Çiğdem düşünsün diye geçirdim içimden. “Söz ver Ahmet Bey” dedi Çiğdem Hanım. “Söz” dedi Ahmet. Bir yandan da pis pis gülüyordu.

Çiğdem elini uzatıp Ahmet’in ince sikini sıvazladı birkaç kez. Sonra kendine doğru çekip Ahmet’in sikini ağzına aldı. “Vayyy… Bir kerede yuttu” diye güldü Ahmet… Doğrulup aletimi sıvazladım. Çiğdem ne istediğimi anlayınca bir elini uzatıp aletimi sapından kavradı ve üzerine oturdu. Ahmet’ Çiğdem’in ağzıını, ben kadınlığını becermeye başladık. Çiğdem Hanım’da artık yine normala dönmüş, zevk almaya başlamıştı. Patlamam yakındı. Çiğdem kucağımda oturduğu için patlarsam sıvılarım pantolonuma geri gelecekti. Hafifçe öne iteledim. “Kalk” diye seslendim Çiğdem’e. Çiğdem Ahmet’in aleti ağzında kalktı üzerimden hafifçe. Bu kez Ahmet oturdu Merdivene. Aleti hala Çiğdem Hanım’ın ağzındaydı. Nereye patlayacağımı bilemedim. Tam o sırada Ahmet iyice gaza gelmiş olmalı ki Çiğdem’i ittirdi bana doğru hafifçe. Çiğdem ayağa kalkar gibi oldu ama Ahmet onu kalçalarından yakalayıp kendine doğru çekti. Biz bir anlamda Ahmet ile yer değiştirmiş olduk. Ahmet Çiğdem’in kadınlığına çoktan yerleştirmişti aletini. Ben de ağzına verdim. Çiğdem Hanım biraz yaladı, birkaç kez sıvazladı ki ağzına patladım. Somura somura tamamını yuttu.

Tam üstümü başımı toparlamıştım ki aşağılardan bir yangın kapısı açıldı. “Ahmet, nerdesin” diye seslendi güvenlik Müdürü Cüneyt. Üçümüz de donup kaldık. Yukarı doğru gelmeye başlayınca Çiğdem telaşla kalktı Ahmet’in kucağından, Ahmet de hemen kalktı. Aklıma bir üst kattaki şaft arası geldi. Ahmet’e orayı gösterdim. Anladı. Usul usul ikisi yukarı çıkıp şaft boşluğuna girdiler. “Ahmet yok Cüneyt Bey, ben varım, biraz rahatsız hissetim kendimi buraya geldim” diye seslendiğimde birkaç basamak aşağıda duruyordu. “Hah.Cenk, sen misin? Başka kimse yok mu?” diye sordu. “Yok, benim” diye yanıtladım. “demin sanki başka kişiler vardı?” diye güldü Cüneyt Bey göz kırparak. Anlamamıştım ilk başta neye güldüğünü. “Yok, bendim” diye yanıtladım. Yaklaşıp fısıldadı “Ulan Cenk, yemin ediyorum kral çocuksun. Bundan sonra bu şirkette sana laf eden olsun, yan bakan olsun, sülalesini sikerim” dedi. Şaşırdım. Anlaşılan Cüneyt Bey de olayın farkındaydı. “Müdürünün karısını şirketin yangın merdiveninde düzecek adamdaki taşşak bu alemde kimsede yok.” diye güldü. “Ahmet piçi nereye saklandı?” diye sordu sessizce. Şaft arasını gösterdim. “Cüneyt Bey, fazla yüklenmeyin, dağılmasın, hep kullanırız” diye güldüm. “Lan bırak, tohumuna para mı saydın oğlum, siker eğleniriz işte canımız çektikce. Böyle karıyı kim kaçırır” diye güldü. “Bedavadan orospu” diye ekledi fısıldayarak. O arada benim müdür hemen dibimizdeki kapıdan daldı merdivene. “Cenk oğlum nerdesin, Çiğdem Hanım’ı gördün mü?2 diye sordu. Cüneyt Bey ve ben donup kalmıştık. Çantası senin ofiste olunca seni sordum. Yangın boşluğuna geldiğini söylediler diyince bakayım dedim” diye sordu. “Cüneyt bey hayırdır?” diye sorunca “Efendim, Cenk biraz rahatsızlanmış, ondan gelmiş, ben de yangın kapısı açık alarmı alınca geldim yukarıya” diye yanıtladı. “Haaa.. Ofiste millet onu konuşuyordu demekki. Yangın merdiveninde birileri var diye panik olmuşlar biraz sanırım” diyince. Yok Cenk efendim” diye yanıtladı Cüneyt Bey. “Neyse, iyi misin şimdi?” diye sordu müdür. “iyiyim. gelirim şimdi Müdürüm” diye yanıtlayınca o dönüp gitti. Cüneyt Bey ve ben soğuk terler dökmüştük. “Cenk hadi sen kaybol, ben de işin boku çıkmadan şu karıya bir gömeyim, sırrımız baki” diye güldü. Güldüm ve yangın kapısından ofise doğru çıkmaya yönelirken Cüneyt Bey de üst kata doğru çıkmaya başlamıştı.”

“Ohaa…. Karı baya orospu olmuş… ” diye güldü Tuğçe. “sonrasında sikmiş mi Cüneyt” diye sordu. “O gün benden sonra Cüneyt üst kata çıkmış. Sessiz kalınca Ahmet şaft boşluğunun kapağını hafifçe aralamış. Bunu görmüş ama ses etmemiş. Çiğdem’in Cüneyt Bey’i göremeyeceği bir şekilde ağzına patlamış. Çiğdem Ahmet’i tembihlerken de arkadan Cüneyt öksürünce tabi biraz karışmış ortalık önce” diye devam ettim. “Ee… sonra ne olmuş, sikememiş mi yani?” diye tekrar sordu Tuğçe. “O gün değil, ama 1 hafta sonra…” diye yanıtladım. “Karı iyice orospu oldu yani…Cüneyt mi anlattı sana?” diye sorunca “Yok, ben de oradaydım” diye yanıtladım. “Ohaa… Naaptınız lan kadına!” diye güldü Tuğçe. “Cüneyt Bey ve Ahmet bunu iyice sıkıştırmışlar bir gün. Yoksa anlatırız diye, Çiğdem Hanım da ölürüz biteriz diye bana geldi. O aralar birşey oldu benim müdür yurt dışından dönünce bir şeyden kavga ettik. Baya bi canım sıkıldı. Aslında gidip Cüneyt ve Ahmet ile zorlamayın diye konuşacaktım ama gidip nerde sikeriz, nasıl sikeriz planı yaptım. Sonra da Çiğdem’e dönüp ille de istiyorlar ayağı çektim. Çiğdem de bir kereye mahsus diye kabul etti.” diye anlatmaya başladım.

“Tamam.. Madem kurtuluş yok, ama bak Cenk sen de ol mutlaka, beni onlara bırakma. Ve ne olur birşey yap, ikna et, bir daha olmaz yani bak” dedi Çiğdem birlikte onun arabasıyla otoparka girerken. “Tamam, merak etme. Ben konuştum, son kez olacak” diye yanıtladım. Arabayla şirketin kapalı otoparkının en alt katına indik. Dipde arka tarafta sığınık var orda hatırlarsan” diye dedim. “Evet… Hatırlıyorum” diye yanıtladı Tuğçe. Çiğdem’in arabayı tam sığınağın girişine park ettik. Cüneyt ve Ahmet, sığınağın kapısını içerden açtılar, bizi içeri aldılar. Hatta ben müdürden o gün öğlenden sonra için izin bile aldım” diye güldü. “Adamın karısını sikmek için adamdan izin aldı… Yazık be adama” diye güldü Tuğçe. “Neyse, arabadan inip içeri girdik. Ahmet ve Cüneyt’in gözleri parlıyordu. Çiğdem üzerine bir tshirt, bir de kot pantolon geçirip gelmişti. Ama makyajı falan tamdı tabi. Yüksek topuklu ayakkabılar, siyah v yaka tshirt… Karı o paspal haliyle bile seks abidesi gibiydi. Cüneyt ve Ahmet kibarca karşıladılar. Piçler içecek falan bile hazırlamışlar. Öğrenmişler Çiğdem Hanım’ın viski sevdiğini, 1 şiye jack almışlar. Sek ikram ettiler. “Çok teşekkür ederim… Bakın tekrar söylüyorum, bu sadece 1 kez ve son kez olacak. Tekrarı olmayacak, böyle anlaştık. Delikanlı gibi sözünüzü tutarsınız umarım” diye çıkıştı Çiğdem Hanım. “Çiğdem Hanım, sözümüzü verdik, bir daha söylüyorum kendi adıma söz, sizden böyle bir talepte bir daha bulunmayacağım, Ahmet de öyle, değil mi Ahmet?” diye gülerek Ahmet’e döndü Cüneyt Bey. “Yani, elbette, bir daha biz sizden talepte bulunmayacağız, söz” diye yanıltadı. “Bak, eğer böyle birşey isterseniz, ararım karılarınızı, analarınızı, babalarınızı, anlatırım bana ne yaptığınızı, ben yanarım, siz de yanarsınız” diye çıkıştı Çiğdem. “Tamam, sakinleşelim. Merak etmeyin Çiğdem Hanım, bak arkadaşlar da söz verdi, gerilmenin anlamı yok.” diye araya girdim. “Hadi birek tane viski içelim, biraz gevşeyelim” diye plastik bardaktaki iki parmak viskiyi çaktım. Beni Ahmet ve Cüneyt takip etti. Sona da Çiğdem Hanım kaldı. Çiğdem Hanım viski bardağını kenara bırakınca Cüneyt yöneldi Çiğdem Hanım’ın eline doğru. Bir adım atıp yaklaştı ve elinden tuttu. Sonra dudaklarına uzanmıştı ki “Öpüşmek yok… ” diye geri çekti başını Çiğdem Hanım. “Tamam, nasıl isterseniz” diye yanıtladı Cüneyt… Elini yavaşça Çiğdem Hanım’ın kot pantolonunun üzerinde gezdirirken. Çiğdem Hanım put gibi duruyordu. Cüneyt Bey’i Ahmet takip etti ve Çiğdem Hanım’a arkadan yanaştı. O yanaşınca Cüneyt Bey ellerini Çiğdem Hanım’ın göğüslerine götürdü usulca. Hafifçe okşadı. Çiğdem Hanım gözümün içine bakıyordu birşey olsa da bu ikisinin arasından kurtulsam diye. Tabi benim onu kocasından intikam almak için oraya getirdiğimi bilmiyordu. Gerçi biraz da vicdan yaptım o esnada o da ayrı” diye devam ettim anlatmaya.

Bunun ikisi ufak ufak okşamaya başladı Çiğdem Hanım’ı. Sonra Cüneyt Çiğdem Hanım’ın siyah tshirtünü çıkardı. Ahmet de siyah dantelli süteninin kopçasını çözdü. Sütyeni düşünce Çiğdem Hanım biraz utanarak elleriyle göğüslerini kapattı. Öncesinde ikisin de uyarmıştım. Yavaş olun, sakin olun, karı azsın gerisi gelir diye ikisini de. Sabırsızlanıyordu ikisi de. Bana baktılar. Yavaş yavaş diye işaret ettim. Bu kez biri sağ tarafına diğeri sol tarafına geçti çiğdem hanım ve gri pantolonlarının altındaki kalkmış aletlerini Çiğdem Hanım’ın bacaklarına dayadılar. Çıplak tenine hiç dokunmadan sadece erkekliklerini kalçasının yanaklarına dayayıp Çiğdem Hanım’ın kot pantolonu üzerinden ufak ufak okşadılar. Çiğdem eninde sonunda azacaktı. Ahmet küçük bir öpücük kondurdu Çiğdem’in omzuna. Çiğdem dönüp Ahmet’e baktı. Onu Cüneyt’in öpücüğü takip etti. Çiğdem dönüp bana baktı. Aralarından sıyrılıp bana doğru geldi. Bir tarafı yavaş yavaş azmaya başlamıştı belli ama bir taraftan da kızgınlığını atamıyordu. Ne yapmaya karar vermesine yardım etmemi bekler gibiydi. “Eninde sonunda olacak… Arabada konuşmuştuk. Bak gayet kibarlar. Zorlama yok. Ama bence keyfini çıkarın” diye mırıldandım gülümseyerek. “Hem zaten kocanız sizi defalarca aldatmadı mı? Hatta iki kadınla birden aldattığını söylemiştiniz… İşte size intikam fırsatı, iki değil üç erkek” diye mırıldanınca Çiğdem Hanım’ın gözleri güldü.

“Oha… senin müdür bunu aldatıyor muydu? Hem de iki kadınla!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe. “Yani, öyleymiş, anlattı biraz bir şeyler, hatta bir yurt dışı tatilinde resmen odada basmış bunu, ondan sonra da zinciri kırmış.” diye güldüm. “Bak seen.., benim hesap…” diye güldü Tuğçe. “Aldatılanın intikamı aldatmakla olur… Hel de basıldıysan, boynuzun kralını takarlar adama” diye hışımlandı Tuğçe. “Aynı yolun yolcususunuz yani” diye takıldım. “Manyak…” diye güldü. “Eee.. Sonra ne oldu?” diye sorunca ben de anlatmaya devam ettim.

“Tabi Çiğdem gazı alınca uzanıp dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da elleriyle pantolonunun düğmesini açmaya çalışıyordu. Beceremeyince öpüşürken açmayı, geri çekildi. Sonra düğmeyi açmaktan vazgeçti. Yüzünü Ahmet ve Cüneyt Bey’e dönüp. “Bir tane daha viski alabilir miyim?” diye seslendi. Tabi göğüsleri meydanda olunca ikisi de Çiğdem’in iri ve dolgun göğüslerine kilitlenmişti. “Hadii… viski lütfen” diye güldü Çiğdem. Kendinize de alın ama” diye ekledi gülerek. Ahmet hemen şişeyi kaptığı gibi geldi. Bardakları da Cüneyt getirdi. Dördümüze tekrar viski doldurdu Ahmet. Çiğdem bardağı alır almaz tepesine dikti. Ahmet ve Cüneyt tam içeceklerdi ki “yoook… bardaktan değil, burdan için” diye uzanıp bardakları aldı ellerinden ve viski bardaklarını göğüslerinin üzerine boşalttı. AHmet ve Cüneyt şaşkınlıkla kaldılar. “Hadi… ne bekliyorsunuz!” diye seslenince Çiğdem Hanım ikisi de yanaşıp ufak ufak yalamaya başladılar Çiğdem’in göğüslerini. “ohhh” diye mırıldandı ve ikisinin de başını göğüslerine bastırdı. Artık oku yaydan çıkarttırmıştı Çiğdem. Ahmet sol göğsüne, Cüneyt sağ göğüne deli gibi saldırmaya başladılar. “Yavaş… çılgınlar” diye güldü Çiğdem. Gözlerini hafiften kısmıştı bile. Ben tekli koltukta oturup önümdeki viski şişesinin tadını çıkarmaya devam ediyordum. Bir de sigara yaktım yanına. Baş rolünde Çiğdem Hanım’ın olduğu, kurgusu bana ait canlı pornoyu izlemek keyifli gelmişti.

Ahmet Çiğdem’in kot pantolonunun düğmesini açtı ve fermuarını indirdi. İkisi birden kadının bacaklarından kot pantolonu aşağıya doğru sıyırdılar. Ama ne sıyırma… Esmer teni ortaya çıktıkça yalayarak ayak bileklerine kadar indiler. Çiğdem’in topuklu ayakkabılarını çıkarttılar, sonra kot pantolonu tamamen çıkartıp topuklu ayakkabılarını geri giydirliler. Yukarı doğru okşaya okşaya çıkarken Cüneyt ön taraftan, Ahmet arka taraftan yalaya yalaya çıktılar. Cüneyt siyah dantelli kiloda gelince derin derin kokladı “ooohhhh… mis gibi… sosyatik amcıklar böyle mi kokar” diye mırıldandı. Bu Çiğdem’in hoşuna gitmişti. Kikirdedi. Eliyle Cüneyt’in başını bastırıp “Sen bir de tadına bak” diye yanıtladı gülerek. Cüneyt tangayı olduğu gibi sıyırdı aşağıya bir anda ve direk Çiğdem’in kadınlığına daldı. Deli gibi yalıyor, ısırıyor, okşuyordu. Ahmet de arka tarafta Çiğdem’in kalçalarını okşuyor, sıkıyordu. “Götü bile mis gibi kokuyor orospunun” diye seslenince Çiğdem iki eliyle kalçalarını yakalayıp iki yana ayırdı. “Sen de onu yala bakalım…” diye seslendi. Ahmet de hiç zaman kaybetmeden kara deliğine daldı. Az çok deliklerin sahibi ortaya çıkmıştı en azından ilk pozisyon için.

“Ohhh… Cenk bak Cüneyt ve Ahmet nasıl sikecekler beni” diye inledi Çiğdem. “Orospu çocuğu kocam olacak müdürün var ya, bu amın, götün göğüslerin kıymetini bilmedi hiç.” diye seslendi. Güldüm. “Bak Ahmet ve Cüneyt nasıl yalıyorlarrr… ohhhhh…” diye inlemesi ikisini de iyice gaza getirdi. “Sen iste yeter Çiğdem Hanım, biz kocanın boynuzlarını her daim parlatırız” diye gevrek gevrek seslendi Cüneyt. “ohhh… ” diye inledi Çiğdem. Cüneyt iki parmağını Çiğdem’in kadınlığına sokup çıkarmaya başlayınca yavaşça ayağa kalktı yalaya yalaya Çiğdem’in kasıklarını, göbeğini ve göğüslerini. Çiğdem Cüneyt Bey’in başını iyice yukarıya çekip dudaklarına yapıştı önce. Öpüşmeye başladıklarında Ahmet aşağıda başını aradan Çiğdem’in amına sokmuştu resmen. Elleriyle iki yandan iyice ayırdığı kalçalarının arasından amını dillerken Çiğdem’in, Ahmet parmaklarını çekmiş göğüslerini yoğuruyordu. Çiğdem’in eli Cüneyt’in pantolonunun önüne uzandı. Hızlıca fermuarını açmaya çalıştı. Cüneyt geri çekilip kemerini çözüp pantolonunu donuyla birlikte aşağı indirdi. Aceleyle ayakkabılarını, çoraplarını çıkardı. Çiğdem Ahmet’in ağzından amını ve götünü kurtarıp Cüneyt’in sikine yöneldi yere diz çökerek. Ahmet de hemen üstünü çıkardı.

Cüneyt’in aleti Ahmet’inkinden biraz daha kalındı. Ama uzunlukları aynıydı neredeyse. Çiğdem Cüneyt’in kalkmış sikini boğazına kadar soktu bir seferde. Bu arada Ahmet hemen yüzünün yanında bitti. Ben de keyifle viski içip canlı porno izyemeye devam ediyordum. Ahmet sikini Çiğdem’in boynuna sürtüyor, başını saçlarının arasında dolaştırıyor, arada yanağına uzatıyordu. Çiğdem Cüneyt’in aletini ağzından çıkarıp eliyle sıvazlamaya başlarken boşta duran Ahmet’in aletini bir çırpıda ağzına aldı ve taşaklarına kadar yuttu. Ahmet’ten derin bir “ohhhh…” sesi çıktı. Çünyet eğilip Çiğdem’in göğüslerini okşamaya başlayınca Çiğdem Ahmet’in aletine daha iştahlı saldırdı. Boynunu döndürmekten yorulmuş olmalı ki Çiğdem Ahmet’i tam önüne çekti. Bu arada ister istemez de öne doğru hafifçe eğildi. Cüneyt bu sefer Çiğdem’in arkasına geçti ve dizlerinin üzerine çöktü. Çiğdem’in kalçalarını okşayıp yaladı bir süre, sonra da kadınlığına uzandı elleri. Anlaşılan yerleştirmeye başlayacaktı Cüneyt ki Çiğdem birden doğruldu ağzındaki Ahmet’in aletini çıkarıp. Dönüp Cüneyt’in dudaklarına yapıştı. Sonra da kendini geriye çekip “Oraya önce bu günün mimarı Cenk’in koca yarrağı girecek” diye güldü. İkisinin arasından çıkıp yanıma geldi. Sehpada duran viski şişesini tepesine dikip bir yudum aldı ve ağzında çalkalayıp yuttu. Tam karşımda ayakta durup Cüneyt ve Ahmet’e “Biraz da siz seyredin azın..” diye gülerek bana dönüp tam aletime kadar eğildi ayakta. Pantolonumun içindeki canavarı alelacele çıkarttı. Zaten çoktan kaskatı kesilmiştim ve açıkası beyaz sıvılarım ufak ufak aletimin başından kiloduma da akmıştı. Önce diliyle tam deliğine uzandı ve oradaki birkaç damla sıvıyı dilinin ucuna alıp yalana yalana yuttu. Sonra ağzına almaya başladı. Başını alıp biraz emdi. Sonra aşağı doğru indirip ağzını yarısını ağzına kadar soktu.

Ahmet ve Cüneyt, arka tarafta sikleri ellerinde sıvazlaya sıvazlaya Çiğdem’in bana yaptığı oral seksi ve kabak gibi ortaya çıkmış kadınlığını izliyorlardı. Çiğdem birkaç kez somurduktan sonra aletimi ağzından çıkardı ve doğruldu. Kalçalarını bana döndü. Bacaklarımın arasına girdi ve eliyle aletimi sapından kavrayıp dikleştirdi. Kadınlığının dudaklarına birkaç kez sürttükten sonra üzerine oturmaya başladı… “ooh… yarrak dediğin böyle olur… yara yara ileryecek” diye inledi. Birkaç saniye sonra köküne kadar almıştı aletimi kadınlığına. “oohh… özlemişim mideme kadar sokmanı” diye mırıldanıp yavaşça kalktı. yarısına kadar gelince yeniden oturdu. İyice alışınca hızlanmaya başladı hareketleri. Kendini bana iyice yaslayıp ellerimi göğüslerine götürdü, bir yandan aletimin üzerinde oturup kalkıyor, diğer yandan bana göğüslerini okşatıyordu. Sonra her zamanki gibi çığlıkları başladı. Yakaladığı ritmi kaybetti ve şuursuza oturup kalmkaya, bedenini sağa sola kıvırmaya, göğüslerini yoğurmaya, bacaklarımı tırnaklamaya ve hatta taşaklarımı okşayıp sıkıp bırakmaya başladı. İçinden akan sıcak sıvıları aletimin üzerinde hissediyordum. Sadece sıvılarının sıcaklığını değil, titremeleri ve kasılmaları, kalbinin atışı dahi resmen aletimin üzerindeydi. Sonra birden durdu. Ellerini dizlerimin üzerine koyup öne doğru eğildi. Ahmet ve Cüneyt, Çiğdem’in bu orgazm şölenini izlerken kendilerini patlamamak için zor tutmuşlardı anlaşılan ki Çiğdem durup birkaç nefes alınca Cüneyt yanaştı ve Çiğdem’in ağzına götürdü aletini. Çiğdem önce eline aldı Cüneyt’in aletini, ufak ufak okşadı. O arada Ahmet de yanına gelince onu da eline aldı. ikisini ufak ufak okşadı. Sonra iyice önüne çekti ve ikisinin yarağını birbirine birleştirdi. Ahmet ve Cüneyt önce irkildiler. ama ses çıkaramadılar. Çiğdem ikisinin birden aletini sapından kavrayıp kocaman açtığı ağzının içine yerleştirmişti bir hamlede. Ağzında öylece tuttu. Somurmaya başladı muhtemelen ki Ahmet ve Cüneyt’in yüz ifadeleri değişmeye başladı. Bu arada da yavaş yavaş oturup kalkmaya başlayınca şenlik tamamlanmış oldu. Ona yardımcı olmak için ellerimle kalçalarını aşağıdan kavradım ve yukarı aşağı kaldırıp indirmeye başladım. Ben böyle yapınca Çiğdem hareketlerini benim kontrolüme bıraktı. Ahmet ve Cüneyt’in aletlerini ağzından çıkarıp biraz sıvazladı ayrı ayrı. Tam birleştirip yeniden ağzına sokacaktı ki Cüneyt Çiğdem’in bileğinden kavrayıp onu kucağımdan kaldırdı. “Şu amın keyfine biraz da biz varalım Çiğdem Hanım, adam zaten 5 şeritli otobana çevirdi” diye gülerek. Çiğdem güldü onun bu lafına… itiraz etmeyince de Cüneyt Ciğdem’i yere çömeltti kendiyle birlikte. Göğüslerini biraz yalayıp yoğurduktan sonra arkasını çevirdi. Çiğdem’in başı tam benim aletime gelecek şekilde domaltıp aletini kadınlığına sürttü birkaç kez. Sonra da içine bir çırpıda soktu. Çiğdem hissetmemişti bile. Zaten Cüneyt’de “Cenk, falloş etmişin karıyı iki dakkada” diye gülmeye başladı. Çiğdem de gülmüştü. eliyle uzanıp aletimi sıvazlamaya başladı, sonra taşaklarımı yalayıp ağzına soktu. Arkadan Cüneyt pompaladıkça Çiğdem benim aletime daha çok saldırıyor, somuruyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve Çiğdem’in ağzına patlamaya başladım. Cüneyt benim patladığımı anlayınca önce yavaşladı. Çiğdem’i biraz kendine çekti ve sonra arkadan sertçe vurmaya başladı. Çiğdem’in kilitorisini muhtemelen taşaklarıyla dövüyordu. Çiğdem yine çıldırmaya başlamıştı. Bu arada Ahmet izlemekten katılmaya geçmeye karar vermiş olmalı ki Çiğdem’in arkasına doğru hareketlendi. Cüneyt’in yerini almaya niyetliydi ki Cüneyt böğürerek Çiğdem’in kalçalarının üzerine boşalmaya başladı. Cüneyt aletini dışarı çekip kalçalarına boşalınca Çiğdem hiddetle “Orospu çocuğu, içine niye patlamadın” diye çıkıştı. Cüneyt donup kalmıştı Çiğdem’in bu tepkisine. “Ahmett… gir patlat iiçime çabukk” diye inledi Çiğdem. Ahmet hiç sektirmeden dizlerinin üzerine çöktü. Cüneyt kendini yana nasıl attığını dahi anlamadı eminim. Ahmet girip çıkmaya başlayınca Çiğdem yine keyfe geldi hızlıca ve yine çıldırma noktasına geldi. “ohhh.. küçük siklim, iş sendeymiş, sik beni, içimi dölle” diye inleyince Ahmet “orospumuz… amını döllüyorummm” diye böğürüp boşalmaya başladı. Çiğdem birden kendini geriye doğru atıp Ahmet’in tam anlamıyla kucağına oturdu ve onu götünün üzerine yere oturtup aletinin üzerine yerleşti. Ahmet hareketsizce sırt üstü kaldı yerde. Çiğdem de öne doğru eğilip soluklanmaya başladı.

visi şişesine uzanıp bardağımı doldurdum. Bir sigara yakıp içmeye başladım. Gözüme yanımdaki Çiğdem’in çantası ilişti. İçinde ıslak mendil kesin vardı. Aletimi ıslak mendille silip dükkanı kapattım. Cüneyt bir tarafta, Ahmet Çiğdem’in altında nefes nefese kalmışlardı. Çiğdem kendine gelince yavaşça ayağa kalktı. Kadınlığındaki sıvıları Ahmet’in göbeğine akıttı önce kahkaha atarak. “Cenk’ciğim teşekkür ederim” diye gülerek bana doğru yaklaştı. “Islak mendil rica edebilir miyim?” dedi. Uzattım. Kadınlığındaki geri kalan pisliği temizledi. Viski şişesine uzanıp bir yudum aldı. Ağzını çalkalayıp yuttu. Cüneyt ve Ahmet’e yöneldi. Çırıl çıplak onların önünde diz çöktü. Ahmet’in ağzına uzzattı şişeyi ve ona viski içirdi. Sonra da aynısını Cüneyt’e yaptı. “Bunu saymıyorum, çabuk pes ettiniz” diye gülerek ikisinin de küçüllmüş aletini gösterdi. İkisinden de ses çıkmayınca ayağa kalkıp geri bana doğru yürüdü. Yerden kot pantolonunu, kilodunu alıp giydi. Sütyenini ve thirtünü giyip çantasına uzandı. “Cenkciğim, ben hazırım, hadi gidelim” diye seslenince gülerek ayağa kalktım. “Abiler görüşürüz” diye vedalaştım hızlıca ve geldiğimiz yerden geri önce otoparka gittik. Çiğdem kıs kıs gülüyordu. “Neyse, aslında zevk de aldım ama hemen öyle cozutmasınlar. Tadı damaklarında kalsın ki sözlerini tutamasınlar” diye güldü Çiğdem. “isteseler gene geleceksin yani” diye yanıtladım… “Sensiz olmaz…” diye gülerek yanağıma bir öpücük kondurdu. “başrol sensin, onlar figüran” diye ekledi gülümseyerek.

One thought on “ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılm

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

RELATED POST

suriyeli bayan icin

suriyeli bayan icin suriyeli bayan icin selam ben cumali buraya yeni üye oldum sizlere bundan yillar önce olmus kendi basimdan…

Evli tombul arkadaşım Neslihan

Evli tombul arkadaşım Neslihan Çalıştığımız yerde iş için sürekli seyahat etmek zorundayız. En son seyahatimizde 6 erkek ve 1 bayan…

ceren alt komşu 3

ceren alt komşu 3 O gece yeşimle keşke daha fazla ilgilenseydim diye geçirdim aklımdan,tv’deki dizilere bakıp, neyi seyredeceğime karar verememiş…

C.H-28

C.H-28 Link vermeme gerek yok önceki hikayelere nasıl ulaşacağınız biliyorsunuz.Kaldığımız yerden devam.Burada cinsel hayatım dışında yaşadıklarımı biraz detaylı olarak anlatacağım.Sıkılacaksınız…

kartal escort adapazarı escort adapazarı escort bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort darıca escort didim escort edirne escort edremit escort elazığ escort konya escort sakarya escort sakarya escort porno izle sakarya travesti