Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -6- Chat

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -6- Chat
Galip olanı biteni anlatıyor, yorulmadan bana o günlerin tasvirini yapıyordu. İyi bir betimlemeci olduğu için bende hayranlıkla onu dinliyordum. Hava hala çok sıcaktı. Ben dinlediğim bu anılardan oldukça etkilenmiş hatta sertleşmiş bir halde karşısında oturuyordum. Bir ara yoldan geçen bir kadını ikimizde beğeni dolu bakışlarla süzdükten ve ortamda bir sessizlik olduktan sonra ben konuştum.

-Her şey çok güzel ama sürecin bu kadar uzun olacağı aklıma gelmezdi.
-Gökçe esk**en böyle rahat bir kadın değildi. Bende pek sıcak bakmıyordum. Alışmak, o yola girmek iki yıldan fazla sürdü.
-Heyecan verici bir hayat.

Galip bunun üzerine yine o bilge gülümsemesini dudaklarına yerleştirdi. Anlatmaya devam etti.

Galip;

Bu başka erkekler veya kadınlar konusunu her seferinde, her gece, her seksimizde falan konuşmuyorduk. Çok fazla konuşup büyüsünü bozmak istemedik galiba. Aramızda yazılı olmayan, konuşulmamış bir sözleşme vardı. Ben bu arada sözümde durup o kızı işe almıştım. Kız süslenmekten başka bir şey bilmeyen ve beni etkilemek için yol arayan, değişik bir kadındı. Güç ve paraya kısa yoldan ulaşmaya çalışan bir çok kadın gibiydi işte. Kadın dediğime bakma, oldukça gençti bu arada. Evet güzeldi, bakımlıydı ama hareketleri yapmacıktı. Ona karşı bir ilgim yoktu ama Gökçe’den sanki intikam almak ister gibi bir ruh haliyle o kıza ilgi duymaya çalışıyordum galiba. Eğer Gökçe başka erkekleri hayal ediyor, onları tahrik ediyorsa benimde buna hakkım vardı. Diğer türlü galiba kendime olan güvenimi, erkeklik gururumu kaybederim diye düşündüm. Aslında alakası yokmuş, sonradan gördüm.

Bir hafta sonu sabahı balkonumuzda huzur dolu bir kahvaltı yaparken Gökçe’nin freelance işlerinden, benim yeni asistanımın unutkanlıklarından bahsediyorduk. İş kafamızın hep içindeydi. Yukarı balkonun kapısı kapanınca birden dikkat kesildik. Gökçe’ye;

-O bornozlu ziyaret sonrası tekrar geldi mi bizim üst komşu?
-Yok ama niyetlendi. Arada bir yazıyor vs ama takmıyorum, cevap vermiyorum, geçiştiriyorum.
-Ne değişti?
-O bizim komşumuz. Fazlasına cüret edebilir, başımıza iş açabilir. Hem bornozla karşısında oturmak falan biraz abartı bir aksiyon oldu galiba.
-Bir noktada haklısın. Ki insanlara güven olmaz.
-Adımı çıkartabilir, düşünsene sonra!
-Bu korkunç olurdu tabi. Ama heyecan vericiydi o video işleri falan. Kabul et.
-Kesinlikle. Ben arada bir o videoyu izleyip mastürbasyon yapıyorum desem kızar mısın acaba aşkım?
-Yok kızmam ama bana söylersen zevkle eşlik ederim.
-Ciddi misin?
-Evet.
-Harika bir adamsın sen.
-Sen harika bir kadınsın çünkü.
-Senin sayende keşfettim kendimi. Sen olmazsan olmazdı.
-Deme öyle. İlgi çekici bir kadınsın sonuçta. Bu arada iş yaptığın adamlar falan asılmıyor mu hiç?
-Yoo. Ciddi ve mesafeli duruyorum çünkü. Zaten telefondan ya da yazışarak görüşüyorum.
-Hani beğenilmek hoşuna gidiyor sonuçta, bunun için başka aksiyon yaptın mı merak ettim.
-Hayır, bornoz olayı dışında yok, asla aşkım. Ama aklıma gelmiyor değil. Bir çok yolu var bunun ama…
-Hmm. Yine planlar yapılmış anlaşılan. Ne düşünüyor benim güzel karım?
-Chat odaları misal. En tehlikesizi.
-Anlatsana.
-Böyle yerler var, rastgele insanlarla eşleşiyor ve görüntülü konuşuyorsun. Mastürbasyon yapıyorsun karşılıklı falan. Siteye girmedim ama araştırdım.
-İlginçmiş.
-Neler varmış, aklın şaşar.
-Belli, senin aklın biraz şaşmış. Bu gece girelim ister misin o chat odalarına?
-Ciddi misin?
-Evet.

Bana tutkulu bir öpücük kondurup çaylarımızı tazelemeye gitti.
Akşama kadar Gökçe sürekli şarkılar mırıldandı. Bende heyecanlıydım, en az onun kadar arzuluyordum bunu ama dışa vurmamaya gayret gösterdim. Sınırları korumak zorundaydım, ona bu kadar belli etmemeliydim bazı şeyleri.

Akşam olduğunda salonda masaya bilgisayarı kurmuştuk bile. Gökçe üstüne uzun bir palto giymişti. İçine ne giydiğini bana bile söylemedi, ‘birazdan görürsün!’ demekten başka bir şey demedi, sürekli kıkırdıyordu. Planımız gereği ben görüntüye girmeyecektim, olanları kenardan izlemekle yetinecektim.

-Palto beni bunalttı. Acaba saçma bir fikir miydi ya…
-Bence saçmaydı.
-Kıskançsın sen, o yüzden öyle konuşuyorsun. Off heyecanlandım. Bu görüşme sana sıkıntı yaratmaz değil mi? Korkuyorum ben.
-Çok ileri gitmezsen korkmana gerek kalmaz. Bende bilmiyorum şu an olacakları. Rahatsız olduğumda veya sen rahatsız olduğunda kapatırız, olur mu?
-Tamam aşkım. Ter bastı beni. Otur sen şimdi. Bakalım videoya giriyor musun…

Bir iki prova yaptık ve kameranın beni görmeyeceği bir noktada oturup merakla olacakları izlemeye başladım. Bu sırada biricik karım bu olayda beni ölçmek için içten içe planlarını yapmıştı. Elimde bir tablet vardı. Hem tablete yazarak (belli etmeden karşıdaki kişiye), hem fısıldayarak ne yapması gerektiğini ona ben söyleyecektim. O benden komut almadan konuşmayacak veya hareket etmeyecekti. Sorumluluğu bana yıkarak hem tehlikeden kaçmış, hem benim sınırlarımı test etmiş olacaktı.

Gökçe elleri titrer halde chat odasında oturumunu aktif etti. O laptop üzerinden komuta edecekti fareyi ben ise harici mause üzerinden… Bu siteler çok garip onu söylemeliyim. Kadınlar, erkekler, çiftler, gençler ve yaşlılar ve her türden fetiş sahibi ekranda güzel, erotik bir sohbet için an kolluyordu. Bu insanların sayısı beni çok şaşırtmıştı. Çiftleri gördükçe yalnız olmadığımızı düşünmek sanki günahlardan arınmış gibi hissettirmişti; herkes yapıyordu heyecan için!

Heyecanla odalarda geziniyordum. Kontrol bendeydi. Kilolu, kıllı yurdum erkeklerini vs hemen geçiyordum. Çiftlerde az biraz duraklıyordum. Pencereden nice insan görüntüsü geçerken esmer, kaslı bir gençte durma kararı aldım. Heyecandan ben titriyordum, Gökçe’de farklı değildi… Yüzünde kar maskesi takılı bu çocuk bana karıma arkadan değdirme gayretine giren (ve bunu biraz bile olsa başaran) resepsiyonisti hatırlatmıştı biraz. Elaman yatağına kurulmuştu, altında dar bir boxer vardı, üstü çıplaktı. Bir iki saniye geçmişti ki genç adam merhaba dedi. Hoparlörden yayılan ses ile beraber ikimizde ne yapacağımızı bilemez halde kilitlenip kalmıştık. Gökçe zorlukla ‘merhaba’ diyebildi benim hareketsizliğimden cesaret alarak. Gökçe’nin yüzü gözükmüyor, kamera ağzından itibaren alt kısmını alıyordu.

-Çok mu soğuk orası, palto var üstünde.
-Evet.
-Isınmak için mi geziniyorsun burada?
-Evet.
-Isıtmamı ister misin?
-…

Gökçe kendiliğinden konuşuyordu, komut verme işi yalan olmuştu bile. Zaten o ilk anların heyecanıyla konuşmayı kökten unutmuş gibiydim…

-Isıtırım istersen ama önce ısıtacağım kısmı görmem lazım.

Hızlıca tablete bir şeyler yazdım, Gökçe okudu ve oldukça gergin bir şekilde uygulamaya koyuldu. Kamerayı biraz daha aşağıya eğip sandalyesini geri çekti, böylece yüzü gözükmüyordu ama beline kadar olan kısım gözüküyordu. Gökçe yavaşça boğazından bir düğmeyi açtı. Elleri titriyordu.

-Bu kadar çekinme yavrum.

Kaba bir elemandı, tavırları aslında hoş değildi ama kendinden emin duruşu bizi onu es geçmeye engel oluyordu.

-Bir düğme mi sadece? Boynun bile gözükmüyor!

Fısıltıyla bir düğme daha açmasını söyledim. Gökçe bir düğme daha açtı.

-Çok yavaşsın. Isınmak istediğine emin misin? Sende benim gibi rahat ol.
-Eminim.

Ben komut vermeden bir düğme daha açtı. Artık gerdanı gözüküyordu… Bacaklarını nereye koyacağını bilemiyordu Gökçe. Ben o sırada fark etmeden pantolonum üzerinden penisimi okşuyordum, farkına vardığımda biraz utandım…

-Tenin çok güzelmiş. Devamı bence daha güzeldir. Çekinme.
-Teşekkür ederim.

Bir düğme daha açtı Gökçe. Nasıl titrediğini, heyecanlandığını görebiliyordum. Kendine dokunmamak için zor duruyordu.

-Senin hızınla ilerlersek olmaz o iş.

deyip eleman bacaklarını yayıldığı yatakta iyice açıp iç çamaşırı üstünden penisini okşamaya başladı.

-Bak bunu sertleştirdin bile…

Gökçe bir düğme daha açtığında dekoltesi iyice meydana çıkmıştı ama yakaları ayırmadığı için göğüsleri henüz ortada değildi. Ortada hoş, ince bir çizgi belirmişti sadece. Bir düğme daha açtığında paltonun yakaları kendiliğinden göğüslerin baskısına dayanamayıp açıldı. İçinde dantelli, çok hoş, yeşil bir sütyen vardı.

Gökçe’ye ‘yakalarını iyice aç’ diye fısıldayarak komut verdiğimde ağzımdan çıkan bu kelimelere bende inanmıyordum. Gökçe biraz yakalarını kenara çekti ve sütyenden taşmak üzere olan hoş göğüsleri meydana çıktı.

-İşte böyle. Penisimi görmek ister misin?
-…
-Emin ol hoşuna gidecek.
-…
-Evli misin?
-Evet…
-Kocanın aletinden büyüktür emin ol.
-…
-Yaklaş, daha iyi göreyim o güzel memelerinin kıvrımlarını.

Ben artık iyice elim iç çamaşırımın içinde kendimi sıvazlamaya başlamıştım. Bundan hem utanıyor hem pişmanlık duyuyordum. Kendime engel olmam ise mümkün değildi. Gökçe arada bir bana bakıyordu. Gözlerinde gerginlik ve heyecan vardı. Bunu nereye kadar devam ettirmek istediğimizden emin değildik o an. Çok yeni bir heyecandı. Gökçe temkinli bir hareketle tekrar ekrana yanaştırdı kendini ve kamerayı yüzü gözükmeyecek şekilde ayarladı. Artık göğüsleri ekrana daha yakındı, Gökçe ise daha yakından görüyordu oğlanı.

-Yakından daha güzelmiş. Yakanı iyice açsana…

Gökçe bana dönüp gözlerimin içine baktı. Ne yapması gerektiğine karar veremiyordu. Başımla onu onayladım. Kollarını paltodan kurtardı ve omuzlarından paltosunu, sanki elbisesini çıkartır gibi yarı beline kadar indirdi. Bir ekranda duran yansımaya, bir Gökçe’nin göğüslerine bakıyordum. Elaman bundan cesaret alıp elini iç çamaşırının içine soktu. Artık daha seri hareketlerle kendisini sıvazladığı belli oluyordu.

-Görmek ister misin aletimi?
-İsterim…

Gökçe’ye inanamıyor ama konuşmanın böyle gitmesinden oldukça memnun halde olan biteni izliyordum.

-O zaman sende o güzel memelerini göster.

Gökçe yutkunuyor, heyecanını bastırmaya çalışıyordu ama başarılı olamıyordu. Ben ise elim penisimde boşalmak üzereydim. Gökçe’nin eli sütyen kopçasına gitti, tek harekette açtı ama sütyeni çıkartmadı. Benim onaylar şekilde mastürbasyon yapmamdan aldığı cesaret ile elamana;

-Önce sen aç…
-Tamam, tiryakisi olacaksın. Demedi deme!

bunu dedikten sonra genç eleman iç çamaşırından kurtuldu ve bacağından çıkartıp kenara attı. Oldukça büyük ve düzgün bir penisi vardı ve bunu sergilemeye niyetliydi. Gökçe gözlerime baktı, düşünmeden başımla onay verdim.

Gökçe yavaş hareketler ile sütyeninden kurtulurken bu bizim cuckold’a en yakın tecrübemiz oluyordu. Daha Gökçe sütyeninden tam kurtulmamışken ben sarsılarak boşalmaya başlamıştım. İç çamaşırım mahvolmuştu ama o an aklıma bile gelmedi. Elemanın yumurtalıklarını avuçlayıp şov yapar gibi penisini sallaması, Gökçe’nin çekinerek ama heyecanla sütyenini çıkartmasına dayamamıştım…

Nihayet Gökçe sütyeninden kurtuduğunda hoparlörden uzun bir ‘offf’ sesi geldi.

-Ne güzel, ne kusursuz göğüslermiş onlar. Bayıldım sana yavru!

Eleman kendisini sıvazlayarak uzun bir süre Gökçe’nin, karımın göğüslerini izledi. Ben ıslak çamaşırlarımdan kurtulmuş yarı çıplak halde olan biteni izlerken tableti elime aldım. Hızlıca ‘yanında olsan ne yaparmış, onu sorsana’ yazdım ve Gökçe’ye gösterdim. O azgın kadın gitmiş ve yerine çekinceli, heyecanlı bir Gökçe gelmişti. Başını hafifçe sallayarak;

-Peki yanımda olsan ne yapardın bana, anlatsana…

Gökçe bunları derken masanın altına girmiş paltonun geri kalanından kurtulmaya çalışıyordum. Eleman beni hala görmüyordu, kamera görüntüsünün dışında kalıyordum. Paltodan tamamen kurtulduğumda sütyenin aynı renginden hoş, dantelli külotu gördüm. Gökçe hazırlıklıydı. O külotu hemen çıkarttım. Gökçe ne olduğunu anlayamıyor, sadece kıvranıyordu. İç çamaşırının ağ yeri çok ıslanmıştı, Gökçe’nin nasıl etkilendiğini tahmin etmek zor olmasa gerek bu ıslaklıktan. Kendimden hiç beklemediğim şekilde, planlamadan külodu ağzıma götürdüm. Karım bir erkekle chat yaparken ıslanmıştı. O erkeği istiyor, arzuluyor ve bedeni bu ıslaklıkla tepkisini veriyordu. Ben ise masanın altından karımın arzularına yardımcı olmaya çalışıyordum kocası olarak; onun ıslaklığının tadına bakıyordum külodundan.

Lazer ağdalı olduğu için her daim pürüzsüz olan vajinasına dudaklarımı dayayıp Gökçe’yi derin bir ‘ohh’ çekmek zorunda bıraktım. Eleman;

-Bak sende inlemeye başladın. Orada olsam senin kıçını sertçe becerirdim, hiç ıslatmadan hemen giriverirdim, sonra kıçından çıkartıp ağzına verirdim. Göğüslerinin arasına aletimi sokardım, orada gidip gelirdim. Çok istiyorsun bunları yapmamı değil mi? Yumurtalıklarımı yalamak isterdin şu an, penisimi elinle kavrayıp tadına bakmayı isterdin…
-Evet. Ohh…

Karım bir yandan elemana ‘evet, isterdim’ gibi cevaplar veriyor, bir yandan iki eliyle başıma bastırıyordu. Eleman alakasız şeyleri sıralarken Gökçe çoktan boşalmak için hazırdı bile. Yanaklarıma değen bacakları sürekli histerik şekilde sallanıyor, heyecandan ne yapacağını bilemez halde bu keyfin ikimizde tadını çıkartıyorduk… Elbette elemanda faydalanıyordu…

-…..seni sonra balkonda becerirdim. Ohh bebeğim, ben boşalıyorum bak, iyi izle.

Eleman ve Gökçe’nin haykırışları birbirine karıştı. Karşılıklı olarak boşalıyorlardı ben ise masanın altında Gökçe’yi emmeye devam ediyordum…

Kaç saniye öyle devam ettik bilmiyorum ama Gökçe ve genç artık susmuşlardı. Nihayet Gökçe derin bir ohh çekip sandalyeden kalktı;

-Ekranı kapattım, kalkabilirsin.

dedi yorgunlukla.

Aynı koltuğa karşılıklı oturmuştuk. O çırılçıplaktı, benim ise belden aşağım çıplaktı. Birbirimize bakıyor ve ne düşüneceğimizi, ne söyleyeceğimizi bilemiyorduk. Sessizliği bozan o oldu;

-Biz ne yaptık biraz önce Galip? Offf. Çok heyecanlıydı ama çok utandım.
-Al benden o kadar.
-İyiyiz ama değil mi?
-İyiyiz aşkım. Ne cevherler var karımda onu görüyorum. Gel yamacıma…

Yanıma çektim ve çoktan tekrar sertleşmiş penisime kafasını bastırdım. Bu kadar taviz sonrası güzel bir oral seksi hak ediyordum. Gökçe heyecanı hala devam ettiği için olsa gerek çoğu zaman dişlerini batırarak, düzgün bir ritim tutturmadan penisimi ağzının içinde emiyordu. Bir süre bunu yapmasına izin verdim ama bir noktadan sonra koltuğun üzerinde kendimi doğrulttum ve misyoner pozisyonu aldırdım Gökçe’ye. Tüm hızımla, olabildiği kadar sert bir şekilde içine, yeni boşaldığı için çok ıslak olan vajinasına girmeye başladım. Gökçe hemen tepki verdi ve bacaklarını belime doladı, ellerini sırtımda birleştirdi. İkimizde duyulma endişesinden korkmadan, bağırarak sevişiyorduk. Gökçe’nin dudaklarından ‘daha fazla, içime, hadi..’ kelimeleri çıkıyordu. Bende ona istediğini gücüm yettiğince verdim.

Sevişmemiz bittiğinde ikimiz o akşam ikinci kez boşalmış halde koltukta uyukluyorduk. Bir ara görebildiğim kadarıyla Gökçe’nin kasıkları kızarmıştı. Galiba onu böyle iştahla becermeyeli uzun bir süre olmuştu. Yatağımıza güç bela ulaşıp yattığımızda Gökçe bana fısıltıyla ‘teşekkür ederim’ dedi. Cevap vermedim. Cevabı başka şekillerde verecektim çünkü…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

RELATED POST

Çoban Kızı

O zaman henüz 18 yaşındaydım. Liseyi yeni bitirmiş ve üniversiteye hazırlanıyordum. Ders çalışmaktan sıkıldığım zamanlarda, kırlara tarlalara gezmeye çıkardım. Ailemleberaber…

Yiğenim Ve Yengem

Selam ben yirmi yaşında ünvde okuyyan bir gencim hikyem yaklaşık bir ay önce oldudayım zamparanın biriydi ve bir metresi vardı…

Ablamın Nefis Kokulu Sutyen Ve Çorapları

Bir gün eve geldiğimde canım çok sıkılıyordu ve evde kimse yoktu ablamın odasına girdim ve çoraplarını arıyordum sürgesini açtım ve…

kuzenimle delicesine sikişiyoruz

Selamlar Mobil Porno Hikayeleri’un sevgili seks okurları.  Ranzanın alt katında yatanın teyzemin kızı olduğunun farkındaydım. Ama aklımdan hiç böyle bir…

kartal escort adapazarı escort serdivan escort bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort darıca escort didim escort edirne escort edremit escort elazığ escort konya escort sakarya escort sakarya escort porno izle sakarya travesti